7 Temmuz 2011 Perşembe

5.ISTANBEAR ULUSLARARASI SONBAHAR FESTİVALİ (1-2-3-4 Eylül 2011)


5.İstanbear uluslararası sonbahar festivali 1-2-3-4- Eylül 2011 tarihleri arasında istanbul il sınırları içerisinde çeşitli mekanlarda yapılması planlanıyor.Dünyanın dörtbir yanından katılım sağlanan istanbear sonbahar festivalinin ekibi Dj,Vj ve dans performansları eşliğinde eğlenceyi tavan yaptıracaklarını söylüyorlar.
Bu iddalı festivali takip etmek, değerlendirmek istiyorsanız; istanbear yada facebook  üzerinden güncel ulaşabilirsiniz.

30 Ocak 2011 Pazar

ATÖLYELER BAŞLIYOR

Kısa bir hazırlık uzun bir zaman aldı; FAGtr  yeni destekçileri ile tanıştı. Blog, Sosyal ağlar ve Fanzin için “neler yapılabilir? Ve biz ne yapabiliriz?” sorularını ortaya koyup örgütlenmenin ilk adımını attılar; bu sorular her zaman karşımıza çıkacak örgütlü olma süreci içerisinde.
FAGtr LGBTTQİH bireylerini kapsayan herhangi bir cinsel kimlik yada yönelimin herhangi bir cinsel kimlik yada yönelimin üzerinde psikolojik, fizyolojik, cinsel baskı ve şiddete “ayyy yeter artık” demek için oluşmuş bir performans, eylem oluşumudur.
FAGtr nedir ve  neler yapabiliriz?
FAGtr’nin bir merkezi yok,olmasını istemiyor,istese de parası çok olmayan, bir ofis hayali kuran fakat o hayal etiğimiz ofis hiçbir zaman FAGtr örgütünün olmayacağını bilen; bunu bilerek FAGtr ye destek verip FAGtr ile birlikte “ayyy yeter artık” diyen, demek isteyen insanlardan oluşan ve gelişimini devam ettiren bir LGBTTQİH topluluğu.
Blog 1)Tasarım 2)Yazı 3)Kontrol
Sosyal Ağlar 1)Duyuru 2)Tasarım 3)Grup
Fanzin 1)Yazı 2)Tasarım 3)Basım/Dağıtım
Eylem&Performans 1)Katılan 2)Organize 3)Görsel(Fotoğraf&Video)
Gibi bölümlere ayrılan bir iş bölümü ağacı yaptı. Sizinde yapabileceğiniz bir şey varsa bizimle fagtr@googlegroups.com adresinden iletişime geçip daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Sarılma Eylemi II (Free Hugs II)

Homo,Bi,Trans,Hıv+ Fobisine karşı Sarılma eylemi
  

8 Ocak 2011 Cumartesi günü Saat 12:00 - 18:00 arası Homo,Bi,Trans,Hıv+ Fobisine karşı Galatasaray Lisesi önünde Sarılma eylemi düzenlenicek...




Eylemin içeriği halkın içinde Ben Eşcinselim, Ben Hıv + im, Ben Biseksüelim, Ben Transım; "SARIL BANA" dövizlerini elimizde tutup insanların anlayıp sarılmalarını bekliyeceğiz.Amaç görünürlülük ve eylem haricindeki insanlarında destek verdiğini diğer eylem haricindeki insanlarında görmesini sağlamak bu insanların yada destek verenlerin o İstiklal caddesi üzerinde yürüyenlerin arasından cıkabileceğini küçük bir kitle laneti kitle olmadığımızı bakıp geçen insanlarada göstermiş olacağız.

İlk eylemde küçük bir grup olarak yaklasık 500 kişi bizlere sarılıp performans'a dahil olmuştu bir hedef sayı yok önemli olan görünürlülük.

5 Ekim 2010 Salı

Gacılar Bayramı

"Fobiler ile yüzleş korkutulduğun kişiliğinle barış korkutanlara karşı korkmayanlarla dans et haykır tepin ötekileştirme korkutacaksan ya hepimizi ya hiçbirimizi..."


 



LKM(Lambda istanbul kültür merkezi)'de 30 Ekim Cumartesi Saat 22:00-02:00 Feminist cadılar,Hasta eşcinseller,Arada kalmış biseksüeller,Sapkın Translar ve Şeytanla işbirliği yapan tüm kötüler ile bize bu benzetmeleri yapan zihniyetlere karşı ağızımız ensemizde fiyonk olmuş şekilde dans edicez,tepinicez,eylenicez ekşiyen aşalayan kızgın suratları hayal edip onlar olmasaydı bu süreç yaşanmazdı diyip mutlu olucaz aktivizimin örgütlenmenin bir aşk olduğunu tekrar hatırlıcaz...

3 Ekim 2010 Pazar

LKM(Lambdaistanbul Kültür Merkezi)

Lambda İstanbul LGBTT Kültür ve Dayanışma merkezi 15 Ekim Cuma gününden ihtibaren aylık etkinlik bültenini çıkarıyor.LKM,Kırmızı cafe,Sugar cafe,Amargi feminist kitap evi vb. yerlerden aylık LKM etkinlik bülenini ücretsiz alabilirsiniz.

LKM'de neler olucak.

Film gösterimleri
Atolyeler
Brunc ve Çay günleri
Kurslar(Dil,Örgü vb.)
Toplantılar
Sohbet günleri

Kütüphane ve Film arşivimiz yakında hizmete girecektir.

Önerilerinizi LKM ye bildirebilirsiniz.

5 Eylül 2010 Pazar

Homo,Bi,Trans,Hıv+ Fobisine karşı Sarılma eylemi(Free Hugs)

Merhaba arkadaşlar yaz sezonu bitiyor aktivistlerin sezonu başlıyor...


EYLEME SARILARAK KATILABİLİRSİNİZ
11 Eylül 2010 Cumartesi günü Saat 12:00 - 18:00 arası Homo,Bi,Trans,Hıv+ Fobisine karşı Galatasaray Lisesi önünde Sarılma eylemi düzenlenicek...


Eylemin içeriği halkın içinde Ben Eşcinselim, Ben Hıv + im, Ben Biseksüelim, Ben Transım; "SARIL BANA" dövizlerini elimizde tutup insanların anlayıp sarılmalarını bekliyeceğiz.Amaç görünürlülük ve eylem haricindeki insanlarında destek verdiğini diğer eylem haricindeki insanlarında görmesini sağlamak bu insanların yada destek verenlerin o İstiklal caddesi üzerinde yürüyenlerin arasından cıkabileceğini küçük bir kitle laneti kitle olmadığımızı bakıp geçen insanlarada göstermiş olacağız.

Gönüllü arkadaşlara,fotoğrafcı arkadaşlara,birde kamera ile görüntü alabilecek arşivde saklamamız adına bir kamerası olan arkdaş sarılma sahnelerini kayıt a alması için belki görüntüleri bu yılda böyle geçti kapsamı altında 2011 hormonlu domates ödül töreninde bir bölüm yapıp kullanma ihtimalimiz olur. :)

Dövizlerin hazırlanması için 10 Eylül Cuma günü Saat 14:00 ile 16:00 arasında Lambda İstanbul Kültür Merkezinde toplanıp döviz hazırlamak için gönüllü arkadaşlara ihtiyaç var.

Getirebilenler bir iki tane beyaz karton alsa bi kaç kişi siyah bant alsa yada siyah keçeli kalem eylem hazır.

AKTİVİZİMİN BİR TEMELİDE KENDİMİZDEN BİRŞEY KATMAKTIR DİMİ. ;)








28 Haziran 2010 Pazartesi

27 Haziran Pazar 2010 18.LGBTT ONUR Haftası ve YÜRÜYÜŞÜ


18.LGBTT ONURHAFTASI
DİKKAT AİLE VAR!

Bu sene Onurhaftası her seneki gibi yine harika ve yeni katılımcıların heycanı,mutluluğu,coşkusu ile geçti Lambda İstanbul'un organize ettiği LGBTT onur haftasının konsepti ''DİKKAT AİLE VAR!'' dı.

Kadın ve Aileden sorumlu Devlet bakanı Aliye Kavaf ın yapmış olduğu Homofobik sözlerden ve düşüncelerinden dolayı bu sene Aile,LGBTT ve aile ilişkileri vb. üzerine yoğunlaştı.Bu homofobik saldırılara ailelerimizinde çok desteği oldu Annelerimiz,Babalarımız,Kardeşlerimiz,Dedelerimiz, yanımızda oldular bu destek için Lambda İstanbul Aile Grubu'na çok Teşekkürlerimizi iletiyoruz LGBTT bireyleri olarak.

Gazetelerde,TV lerde,Dergilerde hertürlü medya ve basında görünürlülüğümüz bir kat daha artıyor;bu görünürlülügümüzün artması insanların LGBTT bireylerinde varlığından haberdar olması onlarında hakları oldugunu görmeleri,anlamaları,bilmeleri,örenmeleri ve her gün nefret cinayetlerine can verdirten katillerin LGBTT leri görmezden gelerek haklarına taciz ederek bir yere ulaşamıyacaklarını insanlara anlatmak aktarmak için kendimizle utanç deil ONUR duyuyoruz...

25 Mayıs 2010 Salı

Kadın Hakkı!

Türkiyede kadınlara yapılan baskı kısıtlama son bulsun izle...http://www.facebook.com/profile.php?id=617984269&ref=ts#!/video/video.php?v=394663162389&ref=mf

8 Nisan 2010 Perşembe

“İTÜ’lü Müslüman Öğrenciler”

Dün öğlen saatlerinde kendilerine “İTÜ’lü Müslüman Öğrenciler” diyen bir grup geçtiğimiz hafta kampus içinde yazılama yapan eşcinsellere “iğrenç günahkarlar”, “sapıklar” diyen bir bildiri yazıp yemekhanede dağıtmak istedi ve buna karşı çıkan üniversitelerinde özgürlüğü, bilimi savunan ve gericiliğe dur diyen öğrenciler tarafından protesto edildiler.



Bildirilerin yırtılmasını ve okunmamasını; bunları dağıtan zihniyetin tıpkı geçen gün eşcinsellere “sapkın” diyen AKP’ li bakanla aynı olduğunu, üniversitelerde gericiliği temsil ettiklerini ve yayamaya çalıştıklarını fakat bunların karşısında olmamız gerektiğini savunan ve konuşma yapan öğrencilere saldırdılar. Bunun üzerine konuşmayı dinleyen diğer öğrenciler bidirileri yırttılar, tabldotlara vurdular ve saldırı karşısındaki tutumlarını gösterdiler. Olayın ardından konuşmalarını tamamlayan öğrenciler yemekhaneden toplu çıkış yaparak dağıldılar.


Bugün(7 Nisan) yemekhanede dağıtalacak olan ortak bildiri ise şöyle;

Dün “İTÜ’lü Müslüman Öğrenciler” imzasıyla dağıtılan bildiri ve yaşananlarla ile ilgili İTÜ kamuoyuna;

Dün İTÜ’lü Müslüman Öğrenciler adlı bir grup İTÜ yemekhanesinde, lezbiyen, gay, biseksüel, homoseksüel, transeksüel gibi farklı cinsel tercihi olanları ve bu tercihlerinden ötürü baskı görenlerle dayanışma gösteren herkesi hedef alan hakaret içerikli, tehditkâr bir bildiri dağıttılar.

Bildiri içeriği, son zamanlarda gerici yüzünü iyiden iyiye gösteren AKP’nin farklılıklara karşı tahammülsüz ve saldırgan tavırlarının toplumsal nefreti nasıl körüklediğini göstermektedir. Geçtiğimiz günlerde AKP’li Bakan Aliye Kavaf’ın yaptığı “hastalıklı bunlar, tedavi edilmeli” yönündeki, hedef gösteren açıklamaları bunun kanıtıdır. Dini ellerinde bir silaha dönüştüren kendilerine Müslüman Öğrenciler diyen bu insanlar hastalığın teşhisini koymuş tedavisini de yok ederek halletmeye çalışıyor. “insanlığı tehdit eden bir yozlaşma, sapkın ilişki biçimi, iğrenç günahkârlar” dedikleri, hatta gerekirse öldürmenin nefret suçu olmayacağını savunan bu zihniyete soralım: 2 yılda 45 lezbiyen, gay, biseksüel, travesti ve transeksüel öldürüldü; hepsi de 3 ya da daha fazla bıçak darbesi ile gerçekleştirildi. Bu cinayetlerin arkasındaki nefret, kin, öfke ‘mağdur’ zihniyetin tam da bizlere bahşettiği “günahtır” “ hastalıktır” tanımı eşliğinde gerçekleşmiyor mu? Aynı zamanda bu konuda özgürlükten yana olmayı da ahlak süzgecinden geçirmeyi eksik etmeyen gericiler “kendilerine sanat, edebiyat, siyaset, bilim dünyasının sözcülüğü payesini biçmiş buyurgan bir mevkide konuşlanmış cinsel sapkınlık lobisi” olarak tanımladığı ayrımcılığa karşı olanlara da hakaretlerini eksik etmemişler. İTÜ’lü (pek) Müslüman Öğrenciler imzasıyla dağıttıkları bildiride onların hastalıklı zihniyetlerini eleştirecek olanlara da “çokbilmiş, öğretmeyi ve eğitmeyi seven” diyorlar. Bilimin b’ sinden bihaber olan bu insanların Türkiye Psikiyatri Derneği’nin “farklı cinsel yönelimler hastalık değildir” açıklamasını anlamalarını beklemiyoruz.
Tüm bu yazılanlara dair dün yemekhanede konuşmalar yapıldı. Konuşmalar sırasında “kadın konuşursa bu kadar olur” gibi örümcek kafalarını gözler önüne seren sözlü taciz ve sataşmalardan geri durmadılar. İTÜ’lü öğrenciler olarak, farklılıklara yapılan bu saldırı karşısında sessiz kalmayıp düşüncelerimizi dile getirdik. Ancak İTÜ’lü öğrencilerin yoğun tepkisine cevap veremeyen ahlak bekçileri, en iyi bildikleri şeyi yaparak, yumruklarla saldırdı. Uzun süre arbede yaşandıktan sonra bu saldırılar da yemekhanede uzun süren alkışlarla, bildirilerin masadan kaldırılmasıyla protesto edildi.

Bu gerici zihniyet bugün dini kudretinden şüphe edilmeyen Üzmez şahsiyetiyle, kadınları diri diri gömen zihniyetle aynıdır. İnsanları ötekileştiren, ayıran, saçma, çağdışı ahlak öngörüleriyle hareket eden bu zihniyetin bugün bu kadar palazlanma ortamını ise “demokratik anayasa”dan dem vuran AKP hazırlamaktadır.

Üniversitelerde asıl tehdit, asıl hastalıklı zihniyet dün hakaretler ve tehditler savuran bu gericilerdir. Özgürlüğün olmadığı ortamlarda eşit yurttaşlıktan bahsedilemez. Bu konuda tüm arkadaşlarımızı ırk, din, dil, cinsiyet ayrımcılığına ve gericiliğe karşı eşitlik, özgürlük için mücadele etmeye çağırıyoruz.

1 Nisan 2010 Perşembe

1 Nisan kimimiz için güzel bir gündür...

 AHMET YILDIZ İS MY FAMİLY



Ahmet Yıldız 15 Temmuz 2008 de yaşamının baharında yakınları tarafından eşcinsel kimliğinden dolayı öldürüldü. Ailesi tarafından ölümle tehdit edilmesine rağmen şikayeti savsaklandı, bu gün duruşmasının yapıldığı adliyedeki savcılar şikayetini yetkisizlikle Ümraniye Savcılığına gönderdi. Savcılar süreci uzatırken Ahmet Yıldız kurşunlara maruz kaldı.


Ahmet Yıldız cinayetinde, Ahmet Yıldız'ın babası isledigine dair iddianame hazırlanmış olup, babası kaçak durumdadır. Önceki duruşmalarda olaya tanıklık eden iki kişinin ifadesine başvurulmuş ve diğer mağdur- müşteki Ümmühan Darama da ifade vermişti. 01 Nisan 2010 tarihindeki üçüncü duruşmada Ahmet Yıldız'ın sevgilisi İbrahim Can, Ahmet Yıldız'ın ailesi tarafından tehdit edildiği ve cinayete dair tanıklık edecektir. Dava, cinayeti işlediği iddia edilen babanın yakalanış ifadesi ve savunması alınana kadar devam edecektir.

Bizler bu nefret cinayetinin tanıklarıyız ve bu davanın takipçileriyiz. 01 Nisan 2010 da saat 13.30 Üskürdar Adliyesinde (Bağlarbaşında) bu davanın takipçisi olduğumuzu bir daha haykırdık...

AHMET YILDIZ YANLIZ DEĞİLDİR....